Arı zehri ile MS tedavisi
Arı zehri oda ısısında hızlıca kurur. Kuruyunca sakız kıvamında bir hal alır. Ama etkisini kaybetmez. Isıya dayanıklıdır ve 100 derecede, 10 gün kalsa bile etkisini kaybetmeden kalabilir. Yine soğuk ve dondurma da etkisini ortadan kaldırmaz. Gliserin içinde etkisini kaybetmeden saklanabilir. Buna karşın, alkol ve iyot ile çabucak zehrin etkisi ortadan kalkar.
Zehir değişik şekillerde elde edilir. Arının, alt kısmına (karın) baskı uygulanınca iğnesi çıkar ve ucundan beyaz zehir damla şeklinde dışarı çıkar. İnce kapiller tüplerle bu zehir toplanabilir. Herhangi bir emdirme kâğıdına da emdirilebilir (ve sonra normal serum fizyolojik ile yıkanıp elde edilebilir). Bu şekilde arılar tekrar tekrar, ölmeden kullanılabilir. 1 miligram saf arı zehri için 25.000 arıya gerek duyulur.
Arı zehri uygulamasında, arı iğneleri bedenin herhangi bir yerine, haftada 3 kez uygulanmak üzere, 20-40 arı iğnesi sokacak şekilde yapılır. İğneler yerinde, 10-15 dakika kalır ve ardından cımbızla iğneler çıkarılır. Öncesinde arı sokacak yere buz uygulanabilir ya da uygulama sonarsında ağrıyı azaltmak için buz uygulanabilir.
Bal arısı zehrinin MS ve romatizma hastalıklarına iyi geldiğine dair birçok kanıt vardır. Arı zehri, enzim ve çoklu şeker (polisakkarit) karışımından oluşur. Arı zehri içindeki melittin, bir fosfolipaz uyarıcı proteindir, savunma hücrelerinden başoyuncusu nötrofil üzerinde etki eder ve bu hücrelerden yayılan süperoksit oluşumunu engeller. Azalan süperoksitle hücre ve doku zararı azalır (diğer bir deyişle, yüksek superoksit, hücre ve dokulara zarar verir). Arı zehrinden elde edilen, bir protein olan adolapin eflemasyon/yangı/iltihabı reaksiyonu engeller. Hayvan deneylerinde, arı zehrinin interlökin-1’i (IL-1) azalttığı tespit edilmiştir ki IL-1, yangısal reaksiyonların başlatılmasında aracıdır. Yangısal reaksiyon veya olay, MS hastalığında, beyin ya da omurilik zedelenmesinin başlangıcıdır. Bunun yanında, bal arısı zehrinin, temizlikçi/doku yiyici ya da çöpçü hücreler olan makrofaj çalışmasını engellediği gösterilmiştir. Bu yolla, dokularda ve eklemlerde ödemi azalttığı tespit edilmiştir.
Arı zehrinin, MS’de yaygın kullanıldığına dair kişisel bildirimlere karşın, bilimsel bir karar ve uygulama protokolü henüz yoktur. Arı ürünlerinin üretiminin ve arıcılığın çok yoğun olduğu ülkemizde bile böyle bir çalışma başlatılamamıştır. Ancak, deneysel çalışmalardan elde edilen sonuçlardan arı zehrinin, MS’de kullanım yerinin olabileceği ortaya konmuştur. Arı zehrinin neden olduğu yangısal yanıt azalmasının merkezi sinir sisteminden, lokus serulesu bölgesinden kaynaklandığına dair kanıtlar vardır. Bu durum, cilt altı uygulanan arı zehrinin, önce sinirleri uyardığı ve ardından sinirsel uyarımın da bağışıklık sistemine etki ettiği (nöro-immün) yolları kullandığını göstermektedir.
Uygulanmasındaki en tehlikeli yan etki anaflaksi (ani ağır şok yapan alerji tablosu) durumudur. Burada soluk yolu tıkanmasına neden olabilecek yoğun ödem oluşabilir. Başlangıç, sıklıkla kan basıncı düşmesi, baş dönmesi, bulantı-kusma ile başlar. Soluk yolu tıkanması, böbrek-karaciğer yetmezliğine kadar ulaşabilir. Bu %0.4 oranında ortaya çıkar. Alerjik öldürücü tehlike ilk uygulamada ortaya çıkmaz. Tehlikeli alerji, ikinci kez uygulamada ortaya çıkar. İlkinde uyarılan bağışıklık sistemi, ikinci de ani olarak aynı uyaranı (zehri) alınca çılgına döner. İlk uygulama arı zehri enjeksiyonu olabileceği gibi, arı sokması gibi doğal bir yolla da olabilir. Zehir enjeksiyonu uygulanması sırasında bu durum için hazırlıklı olunmalıdır (kurtarıcı ilaçlar, kortizon-adrenalin ve anti histaminik ilaçlar bekletilmelidir). Basit alerji oranı %1-2 kadardır. Bu alerjinin, kişide toz ya da astım gibi diğer alerjik hastalıklar olması ile ilgisi yoktur.
Arı zehrine karşı alerji olup olmadığı, kanda alerji olup olmadığını ölçen RAST testindeki, i1: Bal arısı zehri, i3: Yaban arısı zehri ölçümleri ile kısmen anlaşılabilmektedir. Bu ölçümler %100 garantili olmasa da fikir vericidir. Ancak, geçmişte sizi sık sık arı soktuğunu hatırlıyorsanız, böyle bir alerji sorununuz yok anlamına da gelir.
Çok çok nadir olarak, arı zehri, yaygın beyin iltihabı (ansefalomyelit) oluşturabilir. Bu yan etkide çok daha büyük, yaygın MS benzeri plaklar ve hasarlar ortaya çıkar. Hem beyinde hem de omurilikte bu durum oluşabilir. Yine, çok nadir olarak, optik nörit denen, sadece görme sinirini etkileyen iltihabı durum olma riski vardır.
Kişisel düşünceme göre, arı ile karşılaşma imkânı olan yerlerdeyseniz ve sürekli, karşı konulmaz MS yorgunluğu çekiyorsanız, arı sokmasına alerjiniz yok ise (ki çok nadirdir), bırakın sizi soksun! Kaçmayın. Bazı ağır ve günlük yaşamı ciddi etkileyen MS yorgunluk durumlarında (arı zehri flakonu ülkemizde olmadığından), bal arısı üreticilerinden alacağınız, ağzı tülbentle kapatılmış kavanozda 5-10 arıyı bir süre evde besleyebilir ve de cımbızla yakalayarak, bir hafta boyunca her gün kendinizi ön koldan (baş ve boyun bölgesi değil!) sokturabilirsiniz. Bu doğal yolla enjeksiyondur. Arı zehrinin özellikle, MS’de ortaya çıkan yorgunluğa da iyi geldiği gösterilmiştir.
Bunun yanında, arı ürünlerinin tümü (propolis, arı sütü, polen) hiç endişe duyulmadan rahatlıkla kullanılabilir








