Bitme noktasına gelen arıcılıkta son yıllarda patlama oldu. Van Arıcılar Birliği Başkanı Halil Tandoğan, Van´da 2002 yılında 9 bin olan kovan sayısının 50 bin´e çıktığını belirterek, işsizliğin azalması, insanların iş ve aş sahibi olması ve kırsaldan kentte göçün azalması için devletin bölgeye arıcılıkta özel desteğin vermesi gerektiğini söylüyor. 

Hakkari´nin Şemdinli, Van´ın Çatak ve Bahçesaray, Siirt´in Pervari, Şırnak´ın Beytülşebap ilçeleri son 20 yıldır terörle gündeme gelseler de bu ilçeler bir zamanlar ürettikleri ballarıyla öne çıkıyorlardı. 1984 yılında başlayan terör olayları bölgenin ekonomik dengesini bozduğu gibi arıcılığı da bitirme noktasına getirdi. Bölgede 1999 yılından sonra terör olaylarının azalması ve 2002 yılı sonunda OHAL´in tamamen kalkmasıyla yıllardır bakir kalan kırsal alanlar yeniden arıcılara açıldı. Bölgede sanayi kuruluşu olmadığı için temiz hava, endemik bitki örtüsü ve çiçek çeşitliliği ve özellikle balın kalitesini artıran geven bitkisinin yoğun olduğu Doğu Anadolu Bölgesi arıcılar için bir cazibe merkezi olarak duruyor. Sektörde öncü olan Karadenizli arıcılar bölgenin bu yapısını bildiği için her yıl binlercesi ilkbahar ve yaz aylarında bölgeye geliyor. 

KOVAN SAYISI 50 BİN´E ÇIKTI, YILLIK ÜRETİM 700 TON OLDU

Van Arıcılar Birliği Başkanı Halil Tandoğan, bölgenin bu yapısının dikkate alınarak hükümetin arıcılık için önemli potansiyel taşıyan Van, Hakkâri, Bitlis, Muş, Bingöl ve Siirt gibi illere arıcılıkta özel teşvikler sunması gerektiğini belirtiyor. Terör ve çatışmalı ortamın bölgenin ekonomisine darbe vurduğu gibi geçmişte kırsalda hemen her ailenin azda olsa uğraşı olan arıcılığı bitirme noktasına getirdiğini dile getiren Tandoğan, "2002 yılında resmi rakamlara göre Van genelinde kovan sayısı 9 bin civarındaydı. OHAL´in kalkmasıyla kırsal bölgeler arıcılara açıldı. Şimdi kovan sayımız 50 bin´i geçti. Başta Karadeniz illeri olmak üzere her yıl Van´a bir de bu kadar seyyar kovan geliyor. Sadece Vanlı arıcıların şimdilik üretimi yıllık 500 ile 700 ton arasındadır. Van´da arıcılık Çatak, Bahçesaray, Gevaş, Erciş ile kısmen Gürpınar ilçelerinde yapılıyor. Diğer ilçelerimiz bakir saha olarak duruyor. Van´ın kovan potansiyeli 500 bin´dir. Devletin bölgeye arıcılıkta özel teşvik vermesi halinde kırsaldan kentte göçün ve işsizliğin azalmasına önemli katkılar sunacaktır. Çünkü arıcılıkta üreticinin kısa zamanda para kazanma imkanı var. Üretimin artmasıyla birlikte arıcılık yan sanayisi de gelişecektir. Burada üretim merkezleri kurulacaktır. Çok şey istemiyoruz. Devletin 50 yıl önce Karadenizlilere arıcılıkta sağladığı teşvik ve desteği istiyoruz" diyor. Sağlanacak desteklerin yanı sıra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesinde Arıcılık Bölümü´nün açılmasını istediklerini dile getiren Tandoğan, yine Tarım Bakanlığı´nın Van´da Arıcılık Araştırma Enstitüsü´nü kurması gerektiğini kaydediyor. Enstitü´nün kurulmasıyla birlikte bölgede arıcılığın gelişimine ve arıcıların eğitimine önemli katkısı olacağını anımsatan Tandoğan, Türkiye´de halen Ordu´da böyle bir enstitünün olduğunu vurguluyor. 

 Van´da 2004 yılında kurdukları Arıcılar Birliği´nin arıcılığın gelişmesine önemli katkısının olduğunu dile getiren Tandoğan, üye sayısının 500´ü geçtiğini söylüyor. Birlik olarak üyelere arıcılık kursunun yanı sıra ürünlerinin pazarlanmasına yardımcı olduklarına anlatan Tandoğan, en önemlisi arıcılar arasında bir dayanışmayı sağladıklarını kaydediyor. Van gibi kış ayları soğuk geçen ilerde bal tüketimi daha fazla olduğunu anımsatan Tandoğan, "Yine Van´da kahvaltı sofralarının baş tacı baldır. Bu da ciddi tüketimi artırıyor. Van´dan eş ve dostuna hediye göndermek isteyenin aklına ilk gelenlerin başında bal oluyor. Çünkü bal herkesin damak tadına uyuyor." şeklinde konuşuyor.