gototopgototop

Arı İş Arıcılık



Translate

English French German Italian Portuguese Russian Spanish Turkish

Mail grubumuza katılmak için


Online Ziyaretçi

Şu anda 20 ziyaretçi çevrimiçi


İSTANBUL ARICILIK KURSLARI

> Ana Sayfa Haberler
Arıcılık ile ilgili her türlü soru ve siparişleriniz için günün 24 saati telefomuzu arayabilirsiniz.
Telefon: 0212 466 54 55
GSM:  0536 682 54 15

info@aricilik.info

 

 

Telefonlarımız

Sebze Yetiştiriciliğinde Arı Kullanımı.

Haberler

Sebze Yetiştiriciliğinde Arı Kullanımının Önemi

  Daha sağlıklı ve kaliteli ürün, pazar değeri yüksek ürün elde etmek için ve ülkemizde yoğun olarak kullanılan pestisitlerin sınırlandırılması için bombus arıları bir şans olup, kullanılması gereklidir…

  

Seralar içerisinde ve dış ortamda döllenmeyi sağlayıcı böceklerin ve hava hareketlerinin bulunmayışı, bu böceklerin aktif olarak çalıştıkları dönemler ile tarımsal üretimin eş zamanlı olmaması ve sera içerisinde yoğun pestisit kullanımı gibi nedenlerle üreticiler üretim için partenokarpik çeşitleri veya büyüme düzenleyicileri kullanmaktadır (1).

         Seradaki sebzelerde özellikle domates çiçeklerinde tozlaşma oranına çok önem vermek gereklidir. Bilindiği gibi geek meyve verimi gerekse meyve oluşumu her şeyden önce, sağlıklı bir tozlaşmayı izleyen döllenme olayına bağlı olarak gerçekleşir. Tozlaşma olayı ile döllenme arasındaki gelişme şu şekildedir.

-Polen tozlarının oluşumu,

-Polen tozlarının serbest hale geçmesi ve dağılması,

-Polen tozlarının stigmaya ulaşması ve tozlaşması,

-Polen tozlarının çimlenmesi ve stile geçmesi,

-Polen tüpünün yumurtalığa ulaşması,

-Döllenme olayının gerçekleşmesi (2).

 

Bu olay zincirinin tam oluşması halinde düzgün meyve elde edilir. Sebzelerde olumsuz koşullarda döllenmeyi sağlamak için çeşitli uygulamalar yapılmaktadır. Bunlar hormon kullanımı, vibrasyonla sallama tekniği, arı kullanımıdır. Hormon kullanımı en fazla uygulanan  metot olmakla birlikte sakıncaları da mevcuttur. Hormon uygulaması sonucunda bitkilerde partenokarpik gelişme olmakta, tohum teşekkül etmeden meyve oluşmaktadır. Hormon kullanılarak yetiştirilen meyveler genellikle daha iri olmasına karşın meyve eti kalınlığı az ve içinde boşluk olması nedeniyle meyve ağırlığı ve meyve yoğunluğu daha az olmaktadır (1).  

Hormon aşırı dozda uygulanırsa; meyve şekli bozulur, meyve kalitesinin düşmesine neden olmakta, pazarlanma şansı azalmaktadır. Tüketici bozuk şekilli meyveleri ve sağlığa zararlı maddeler içerdiği düşüncesiyle nedeniyle bunları satın almamaktadır. 

            Sebze yetiştiriciliğinde tozlaşmaya yardım amacıyla arılardan yararlanılmaktadır. Ülkemizde 1950’lerde bal arısı kullanılarak ilk defa başlayan bu süreç  bombus arılarının kullanımı ile yoğun bir şekilde sürmektedir. Dünyada yaklaşık 400 kadar bombus arısı türü saptanmıştır. Bombus arıları, yabani arılar içinde iri yapıları, tüyleri ve göz alıcı renkleriyle dikkat çekerler. En fazla yetiştirilen ve kullanılan türü Bombus terrestris’dir. Bombuslar ilk kez ülkemize 1993 yılında girmişdir (1). Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 1997-1998 yıllarında bombus üretiminin Türkiyede yapılması koşuluyla ithalatına izin vermesiyle bombusların polinatör (tozlayıcı) olarak kullanımı artmıştır. Bombus arıları bu aşamada beklenenden çok fazla ilgi görmüş ve benimsenmiştir.

             Yapılan çok sayıda araştırma sonucuna göre tozlaşma ve verim üzerine bal arıları ve  bombus arıları ve değişik yöntemler karşılaştırılmış; bombus arılarının bal arısı ve diğer tekniklerden daha etkili ve başarılı oldukları, verimi büyük oranda artırdığını ve üretim girdilerini azalttığı tesbit edilmiştir (1,2). 

 

 

 

 

Bombus arılarının bu noktada başarılı olmalarının nedenleri  şunlardır;

 -Bombuslar bitki çiçeklerini bal arılarına göre daha sıklıkla ziyaret ederler, daha sadıktırlar ve   haberleşme sistemleri çok gelişmişdir.

-Bal arıları Ocak- Nisan ayları arası aktifdirler, bombuslar bütün yıl aktifdir.

-Düşük sıcaklıklarda aktifdirler, 4-5 o C’ nin üzerinde çalışabilirler.

-Düşük ışık yoğunluğunda çalışabilirler.

-Dilleri bal arısına göre daha uzun olup, ağır oldukları çiçeği daha iyi vibrate ederler.

-Bombus arıları bir uçuşta 400 domates çiçeğinde tozlaşma yapabilir, 1 dakikada 10-20 çiçeği ziyaret edebilir.

-Bir işçi arı kış döneminde 3 gün boyunca serada 10 dekarlık bir alanda 20,000 çiçekte tozlaşma yapabilir.

        Bombuslar için hafif, iki bölmeli kartondan yapılmış kovanlar kullanılır. Kovan seraya 0,5-1 m. yükseğe doğrudan güneş ışığından korunacak şekilde yerleştirilir. 1000-3000 m2 büyüklükteki bir domates serasına 50-60 işçili bir kovan yeterlidir (1). Bir kovanın ömrü yaklaşık 6-8 haftadır.

 Çiçeklenme başlangıcında kovan seraya konur, 4-7 gün sonra arılar tozlanmaya yardımcı olmaya başlar. Bal arıları gibi hastalıklardan etkilenmez ve birbirine bulaştırmazlar.Tarımsal ilaçlama yapılacaksa  kovanlar hava karardıktan sonra yerinden alınıp, ilaçlamanın tesiri geçince yerine tekrar getirilmelidir. Sera içerisinde yapılan yüksek dozlardaki CO2 gübrelemesi de bombuslar için zararlıdır. 

            Bombus arısı kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır. Yoğun pestisit kullanımı bombus arısı kullanımını sınırlamaktadır. Bazı üreticiler de bombus arısının önemini tam kavrayamamışlardır. Daha sağlıklı ve kaliteli ürün, pazar değeri yüksek ürün elde etmek için bombus arıları kullanılmalıdır.

 

 

                        

 

Bombus Arısına Talep Giderek Artıyor

Haberler

Bombus Arısına Talep Giderek Artıyor

 

 

 

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Çetin Fıratlı'dan edinilen bilgiye göre, kaynağı İç Ege olan ''bombus'' arılarının ''terrestris'' cinsi, Hollanda ve Belçika'daki firmalar tarafından ıslah edilip işlenerek, kışlama, kış uykusuna çekilme özellikleri kırıldı. 4-5 derece sıcaklıklarda uçabilen, 7-8 derece sıcaklıklarda çalışabilen bu arılar, Batı'da yaygın olarak serada sebze üretiminde kullanılmaya başlandı.

 

Prof. Çetin Fıratlı'nın verdiği bilgiye göre, bombuslar, 4-5 derecede uçabilse de, bu sıcaklıkta sebzelerin döllenmesinde etkili olamadığı için, üretici yine de hormon kullanmak durumunda kalıyor.

 

Bombuslar, 7-8 derece sıcaklıktan itibaren doğal döllemede etkili olduğu için hormona alternatif olabiliyor. Ancak, bu arıların kullanımı için seralarda ısı kontrolü şart. Isı kontrolü yapılmadığı ve sıcaklığın 7-8 derecenin altında olduğu dönemlerde, üretici, domates, kabak ve patlıcan üretiminde hormon kullanmak zorunda.

 

Çok daha yüksek sıcaklıkta etkili olan bal arıları 2-3 km alanda, bombuslar ise yabani olmalarına rağmen seralarda, dar alanlarda çalışabiliyor. İnsanlara karşı daha yumuşak olan bombuslar, bal arılarının tersine domatesi seviyor ve bu bitki üzerinde çok etkili oluyor.

 

Türkiye'de halen, biri ithalata dayalı iki firma, bombus arısı tedarik ediyor. Yılda 15 bin-25 bin koloni bombus arısı ithal edildiği, kullanıldıktan sonra bunların doğaya salıverildiğini belirten Prof. Fıratlı, bunun gen kirliliğine neden olabileceğini kaydederek, şu bilgiyi verdi:

 

''Batıda bombus arısı bir hizmet olarak seracılara veriliyor.

 

Üretici, şirketten belli sayıda arı kolonisi sipariş ediyor. Şirket belirlenen sürede belirtilen miktarda arıyı getirip, 8 hafta sonra, dölleme işlemi bitince tekrar topluyor. Şirket, bu koloniyi yenileyip yeniden üretime sunuyor. Türkiye'de ise ithal edilen bombus arıları, seradaki üretim dönemi bitince doğaya salıveriliyor. Bu arılar doğadaki diğer bombus cinsi arılarla birleştiği için, doğal gen kaynakları kirlenmiş, bozulmuş oluyor.'' Verilen bilgiye göre, bombus arısı üretimi dünyada da hemen hemen tekel durumunda ve Belçika, Hollanda, İspanya ve İtalya'daki toplam 4-5 firma tarafından gerçekleştiriliyor.

 

Türkiye'de Hollanda bağlantılı Koppert adlı firma, hem yurtiçinde üretim hem ithalat, Biobest adlı firma da Belçika bağlantılı ithalat yapıyor. AÜ Ziraat Fakültesi ve KOSGEB desteği ile bir firma, Ürün Tarım Ltd. Şti, gelecek yıl sektöre girmeye hazırlanıyor. İtalyan teknolojisi ile Türkiye'de ıslah edilmiş bombus üretmeye hazırlanan Ürün Tarım'ın sahibi Kürşat Atlı, bu yıl Türkiye'de yaklaşık 25 bin koloni bombus ithal edilerek seralarda kullanıldığını tahmin ettiklerini belirterek, hormona duyulan tepki nedeniyle gelecek yıl bu rakamın 35-40 bin koloniye ulaşmasını beklediklerini söyledi.

 

İçinde 50-80 arı olan her bir kolonisinin maliyeti 80-100 dolar olan bombus arısının, ancak belli büyüklükteki işletmelerde kullanılabildiğini vurgulayan Atlı, seracılıkta yüzde 5 olan bombus kullanımının, muhtemelen gelecek yıllarda yüzde 50'ye kadar çıkabileceğine işaret etti.

 

Bombus arıları ile üretilen domateste üretimin ve kalitenin daha iyi olduğunu, bu nedenle hormon fiyatları arttıkça üreticinin buna yöneleceğini vurgulayan Atlı, arı kullanımı halinde arıları öldürmeyen ilaçların kullanımının da zorunlu hale geldiğini ve böylece ilaç kalıntısı riskinin azalacağına dikkati çekti.

 

Dünyadaki firmalar, düşük ısılarda da uçabilen bu arıları ıslah edip, kış uykusuna yatmasını engelliyor, böylece bu arılarla düşük ısılarda da üretimin devam etmesini sağlıyor.

 

AÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şebnem Ellialtıoğlu da, domates, kabak ve patlıcan dışında hiç bir sebze ve meyve üretiminde hormon kullanılmadığını, bu sebzelerde çiçek aşamasında kullanılan hormonun da ürün yetişene kadar geçen 50-60 günlük sürede parçalanması nedeniyle, insan sağlığı açısından risk oluşturmadığını vurguladı. Hormonun sadece, sıcaklığın yeterli olmadığı Aralık, Ocak ve Şubat aylarında kullanıldığını hatırlatan Prof. Ellialtıoğlu, seraların ısıtılması halinde hormon kullanımına gerek kalmayacağına işaret etti.

 bombus20arc4b1sc4b1.jpg - 28.76 Kb

 

 

 

Arı ürünleri

Haberler
1-BAL Sağlık ve beslenme düzenimizin şifalı cevheri BAL, arıların ilk akla gelen ürünüdür. Binlerce çiçeğin kucağında toplandığı şekerli özleri, kursağındaki salgılarla karıştırarak bal haline getiren arı onu yine kendi bünyesinden salgılayarak yaptığı petek gözlerine doldurur. Petek gözlerinin esası, balmumu dediğimiz cevherdir.Arı ;kovandaki bal ve polen dediğimiz çiçek tozlarını yiyerek , bu mumu vücudundan terleyerek çıkarır; sonrada karın halkalarındaki küçük mum pulcuklarını ağzına alarak ,bir mühendis gibi petek gözlerini inşa eder.
Çerçeveli modern kovanlardaki bir arı ailesi bir yılda verdiği bal miktarı senelerin ve kovanların ortalaması olarak 20-30 kilodur. Gezginci arıcılık yapanların ortalaması 35-40 kilodan aşağı düşmez. İyi derecede Teknik Arıcılık bilgisine sahip olanlar ise 1 kovandan 50-60 kilo ve hatta bazı müsait geçen yıllarda 80-100 kilo bal alınabilmektedir.
Tahta –Sepet—oyma kütük (Kavran) veya topraktan yapılmış gibi kovanlardan alınan bal ise 5-l5 kilodur.


2-POLEN
Çiçeklerin ortasında bulunan erkek üreme hücrelerine polen denir. Ancak mikroskop altında görülebilen bu hücreler 10 yıl dayanabilecek kadar canlıdırlar ve o bitkinin tüm genetik özelliklerini taşır ve döllenmeyi sağlayarak nesillerinin devamını temin ederler.
Arılar yavru halinde iken beslemek üzere gözlere konulan süt, aslında bal ve çiçek tozu karıştırılarak hazırlanır. İlkbaharda görürsünüz; araka bacaklarındaki sepetçiklerinde toplu iğne başı kadar polen bulunan arılar kovanlara girer. Polen yavruların baş gıdasıdır. Bizim yiyeceklerimizde etin yerini tutar Polen.Ama son yıllarda insanoğlu,arının getirdiği bu Polene de el attı.Çünkü bilhassa bazı bağırsak hastalıklarında ,yaşlıların prostatında ,beslenme bozukluklarında ,polenin şifalı olduğu anlaşıldı.
Zira; polende proteinler karbonhidratlar, mineral maddeler, organik ve serbest amine asitler, nukleid asit, anzim, vitamin karotenaidler, flavinoidler ve gelişme regülatörleri yüksek oranda vardır. İnsan diyet ve beslenmelerinde de çok kullanırlar,kıymetli bir arı ürünüdür.
Böyle olunca arıcılar, kovanların giriş deliği önüne ve dip tahtasına elekli tuzaklar koydular. Arı bu tuzaktan geçerken arka bacaklarındaki çiçek tozu yumağı takılarak düşüyor. Böylece bir kovandan 15- 20 kilo çiçek tozu almak mümkün olabiliyor. Aslında bir kovanın bir mevsimde getirdiği çiçek tozu 50- 60 kiloyu bulur.
Tıbbi besin değeri başka hiçbir madde ile kıyaslayamayacak kadar güçlüdür. Örneğin; Saf arı sütünden 7 misli ve baldan da ise tam 60 misli güçlüdür. 

 

3-ARI SÜTÜ
Anasız bırakılan kovanlarda, ailenin neslinin devamı iç güdüsüyle, ana beşiğine, genç arıların gırtlak bezlerinin salgısı olarak, kurtçukların beslenmesi için depo ettiği muhallebi renk ve kıvamındaki bu harika besin de ana memelerinden tahta bir kaşıkla derlenir. Oğul verme hazırlığındaki kovanlarda da çok bulunur. Üretiminde başvurulan metotlar ve arıcının yeteneğine göre bir kovandan 20- 400 gram alınabilir.
Arı Sütü dediğimiz yavru gıdası 5-l5 günlük henüz kovan dışı hizmetlerine başlamamış genç işçi arılar tarafından arı yavrularının beslenmesi için salgılanır. Salgı işçi arıların başlarında bulunan sağlı sollu kangal şeklinde, çok sayıda küçük tüplerden meydana gelen gıda bezleri tarafından meydana getirilir. Yoğunlaşmış süt görünüşünde bir sıvıdır. Larvalar ilk üç gün, ana arılar ise bütün hayatları boyunca bu gıda ile beslenirler. Arı sütü sadece ana arı memelerinden üretilir. Arı sütü çok karışık yapıya sahiptir. Bol miktarda doku yapı maddesi olan protein ile enerji istihsal kaynağı olan karbonhidratlar ve yağlardan ve bol miktarda vitaminler su ve henüz tespit edilmemiş olan diğer bazı maddelerden meydana gelir. Arı sütünün bileşimi sadece ana arı memelerinden alınanlarda değişmeden sabit kalır.
Arı sütü tıbba ve insan diyetlerinde kullanılan çok kıymetli bir maddedir. İstihsal edilen arı sütü gerek yurdumuzda ve gerekse diğer ülkelerde çok fazla fiyatla satılan ve aranan bir maddedir.
4- BAL MUMU
Arıların diğer çok önemli ürünü ise BALMUMU'DUR. Sanayinin pek çok kollarında aranan balmumunun en önemli kullanma yeri modern arıcılıkta Suni Petek yapımıdır. Arıcılıkta altın gibi değerlidir. Kovanlardan elde edilen balın %1' i kadar üretim yapılır. Bir Dadan yada Langstron kovan çerçevesinin iyice temizlenmesinden 100-150 gram elde edilebilir. İlkel kovanlarda balsız peteklerden daha çok elde edilebilir. Bir kilosu yaklaşık 1-2 kilo yayla balı değerindedir. Balmumu kıymetli bir endüstri ham maddesi olarak bütün borsalarda muamele görmektedir. Kozmetik sanayiinde , dişçilikte,ayakkabı yapıştırıcı maddelerinde, maden ve makine sanayiinde ,kağıtçılıkta, çivi çakımı, temizlik maddelerinde ve kalıpçılıkta değerli bir sanayii maddesi olarak kullanılmaktadır.
5-PROPOLİS
Propolis, reçineli, acıca, keskin kokulu kahverengi ve sarımsı bir maddedir. Arılar ağaçların taze sürgünlerinden toplarlar ve arka bacaklarındaki sepetçiklere polen gibi depo ederek kovanlarına getirirler. Balmumu ile karıştırılan propolis kuruyunca çok sertleşen bir hamur haline gelir İşçi arılar bu hamuru nemden, soğuktan korumak için kovanlarında bir çeşit çimento olarak ta kullanılırlar. Bilhassa sümüklü böcek, fare ve kanatlılardan yabancı böcek, kovana arıların faal halde bulundukları. 10 derecenin üstünde girdiği zamanlarda bu davetsiz misafirleri öldürerek, taşımayacakları kadar ağır olanları propolisle sıvarlar. Yani mumyalarlar. Böylece enfeksiyon ve hastalıklara sebep olabilecek olan ceset, ancak mumyalama maddesi olan propolisin antibakteriyel ve antifungal özellikleriyle çürümekten korunur. Propolis arılar üzerinde psikolojik tesir göstermekte ve arıların kovan içindeki hareketlerini kontrol etmektedir.
Arılar arılığa yakın yerlerde bulunan taze yumuşak boya, macun ve hatta asfalt yollardan da aynı maksat için katranlı yapıştırıcı kapatıcı maddeler toplarlar. Şüphesiz asfalt yol ve meskun yerlerden uzak, orman ve bahçe içlerindeki arıların toplayacağı propolis yalnız ağaçlardan olacağından daha temiz ve maksada daha elverişlidir. Normal ısıda katı olan propolis ,fazla ısıda yumuşak ve yapışkan olur. Propolissin toplama ve taşıma işlemi arı için çok yorucu olduğundan, boşaltma işlemini başka arılar yapar ve ertesi günü bu arı dinlenerek geçirir. Propoliste mumlar, reçineler, bal semalar, aroma tik ve etersi yağlar ile polen ve diğer organik maddeler de vardır. Kavak ağacı tomurcuklarından toplanan propolisin en yüksek aktif antibiyotik ihtiva ettiği belirtilmekte ve fungisit özelliğe sahip olduğu ilave edilmektedir.
6-ARI ZEHRİ
Arı zehri de çok şifalı bir üründür. Bazı romatizma hastalıklarda ve bilhassa “ Artritis ” denilen mafsal romatizmalarına çok iyi gelmektedir. Almanya, Amerika, Kanada'da bazı arı çiftlikleri yalnız arı zehri elde etmek için kurulmuştur. Tansiyon, nevralji, astım, ve siyatik gibi bazı hastalıklara da çok iyi geldiği anlaşılan ve yurt dışında tıpta geniş miktarda kullanılan arı zehrinin Türkiye'de maalesef Profesyonelce ne üretimi nede tüketimi vardır. Almanya da Forapin , Avusturya da imini Bulgaristan da Nev opalin , Rusya da Apitriv ve Fransa da Apikon isimli arı zehri romatizma ilacı olarak kullanıldığı belirtiliyor.

 
7- OĞUL ARISI
Bir arı ailesi 1-2 ve hatta iyi bir bakım ve besleme ile 5-6 kadar oğul verebilir. müsait giden yıllarda çıkan oğullar da tekrar o sene Torun Oğul verebilir. Fenni arıcılıkta kuvvetli kovanlardan istendiği taktirde suni oğullar almakta mümkündür.
Arıcı ihtiyacından fazla olarak elde ettiği oğulları satarak gelir sağlayabilir. Oğul bahsinde belirtileceği gibi işletmelerini yalnız oğul arıcılığı için kurarak yurdun her tarafına oğul arısı satışları da yapılabilecek. Kendisine ve insanlığa büyük hizmette bulunabilir.”Dostuna verecek arın, komşuna verecek balın olsun” atasözü boşuna söylenmiş değildir.
8-ANA ARI ÜRETİMİ
Yurdumuzda ana arı satışları başlamıştır. Bu konuya eğilen özel ve resmi kuruluşlar yalnız kazanmakla kalmayacaklar, iyi cins analarla yurt arıcılığının kalkınmasına da yardımcı olacaklardır. Damızlık iyi vasıflı Kafkas ve Kuzey Anadolu ırkı ana arılar yaklaşık 1-2 kg. yayla balı değeri ile satılmaktadır.
9- ARILI FENNİ KOVAN SATIŞLARI
Yurdumuzda arılı fenni kovan talepleri her yıl artmaktadır. Standart 5 çerçeveli kovanlarla Trakya, Anadolu, Güney Anadolu'da her yıl biraz daha yükselen fiyatlar ve modernleşen usullerle satılabilmektedir. Hazır ana arı, oğul alarak fenni kovanlara yerleştirmek suretiyle bu satışlar yapılacağı gibi , yapay bölme oğullar almak suretiyle çiftleşmiş analı kovanlar satışından daha iyi gelir sağlamak mümkündür.
10- ARILARI BİTKİLERİN DÖLLENMESİ İÇİN KİRAYA VERMEK
Amerika ve Avrupa da yapılan denemeler, arıların bitkilerin döllenmesini temin etmek suretiyle ziraat da sağladığı faydanın, bize verdiği bal ve balmumu mahsulünden 7 misli daha değerli olduğunu göstermiştir.
Arılar nektar ve polen toplamak için çiçekten çiçeğe kondukça, bacaklarına depo ettikleri ve gövdelerine yapışan çiçek tozlarını diğer çiçeklere aşılamak sureti ile gerek ağaçların, gerek sebzelerin, gerekse diğer birçok bitkilerin döllenmesine, dolayısıyla da meyve tutmasına sebep olurlar. Bir arının kursağını bir defa nektar doldurmak için ortalama 1500 çiçeğe konduğu ve bir yüksük dolusu bal yapmak için de arının 600 defa kursağını doldurup boşatması, yani 90.000 çiçeğe konması gerektiğinin hesaplandığı nazara alınırsa, arıların bitki döllenmesindeki rolü daha iyi anlaşılmış olur.
Arıların çiçekleri ilhakı bakımından, diğer yabani yaşayan böceklere nazaran en büyük özellikleri, bunların daimi surette aynı çiçekleri ziyaret etmelerinden ileri gelmektedir. Çünkü arılar sabahtan hangi çiçekten nektar veya polen toplamaya başlarsa o gün akşama kadar daima surette o çeşit çiçekler üzerinde dolaşırlar.
İlim adamlarından Zander'in yapmış olduğu tecrübelere göre, ağaçları ziyaret eden böceklerin %75 ‘i bal arılarıdır. ,ve elde edilen neticelere göre de balın kıymeti (1) ise, arıların meyve ağaçlarının çiçeklerini döllenmeleri suretiyle meydana getirdikleri fayda (10) dur.
Meyve bahçelerinde arıların döllenmeyi sağlamak suretiyle temin etmiş oldukları kazancın, bal üretmekten 10 defa daha fazla olması apaçık göstermektedir ki; meyve bahçelerine arı konulması daima meyvecinin karınadır ve buna meyvecilikte şiddetle ihtiyaç vardır.
   
   
 
 

Petekler neden altıgendir?

Haberler

 

 

Altıgen yapıda arada boşluk kalmaz. Düzgün altıgenlerden oluşmuş bölmeler arasında boşluk kalmadığı için kullanılan alanın verimliliği artar. Ayrıca altıgen yapı kare veya dikdörtgen yapıya göre daha mukavimdir kolay hasar görmez. Köşelerde kırılma tehlikeside ortadan kalmış olur böylece. Civata başlarıda genelde altıgen yapıda yapılır. Kare başlı civataların köşeleri kolay aşındığı için bir müddet sonra söküp takmak zor olur. Arı peteği hem yarı akışkan balı hemde arıyı taşıyacaktır. Köşelerinin kolay aşınmaması kırılmaması gerekir. Birde balın ağırlığı nedeniyle şekil değiştirmemelidir fazla. Eğer bölme şekil değiştirir, şişerse diğer bölmeyi daraltmış olur. Altıgen yapıda yükün kenarlara dağılımı değişir. Bu kenarın şeklini korumasına yardımcı olur. Ayrıca kenar uzunluğu aynı alana sahip kare veya dikdörtgene göre daha kısa olduğu için daha az şekil değiştirir. Mukavemet hesapları şekil değiştirme ve kopmadan yada kalıcı şekil değişikliği olmadan yükü taşıyacak kesiti ve malzemeyi belirlemek için kullanılır. Malzemeye gelen yük azaltılırsa daha az et kalınlığına sahip cidarlar yeterli olur. Arı peteklerinde altıgen yapı ayrıca cidarların daha ince yapılmasına olanak sağlar. Bu hem petek malzemesinden hemde yerden kazanç demek. Peteğe harcanan zamanda kısalacağı için arı bal yapmaya daha çok vakit ayırabilmiş olur. Modern kovanlarda arı petek yapımıyla uğraşmasın ve daha çok bal üretsin diye hazır suni petek kullanılıyor.

 

Bal veriminin yüksekliği arıcıların yüzünü güldürdü

Haberler

Bal veriminin yüksekliği arıcıların yüzünü güldürdü

Türkiye`deki çiçek balı arıcılarının konaklama yeri olan Konya`nın Çeltik ilçesinde bu yıl bal verimi yüzleri güldürüyor.
Kara kovan çiçek balı kilogramı 40, petek balı ise 30 liradan satılıyor. Edinilen bilgiye göre, kuraklık nedeniyle son 4 yıldır ürün kaybı yaşayan Çeltik`teki arıcılar, kara kovan ve peteklerindeki balların hasadını yapıp, satışa başladı. Bu yıl bahar yağmurlarının yeterli olması nedeniyle rekolte, arıcıların yüzünü güldürüyor. Ege bölgesi başta olmak üzere Türkiye`nin bir çok yerinden gezgin arıcıların uğrak yeri olan Çeltik, toplu arı ölümleri görülmemesi ve lezzetli bal üretimine imkan veren çiçek popülasyonunun fazla olması nedeniyle bal üreticileri tarafından tercih ediliyor. Çeltik`te yaklaşık 15 yıldır arıcılık yapan Abdullah Bakırcı, 50 kovanının bulunduğunu, arıcılıkla aile bütçesine önemli miktarda katkı sağladığını söyledi. Geçen yıl kuraklık yüzünden Çeltikli üreticilerin yüzde 70 civarında verim kaybına uğradığını ifade eden Bakırcı, `Bu yıl verim yüksek. Suni petek balı 30 liradan, tümüyle organik olan kara kovan balını ise 40 liradan satıyoruz.` şeklinde konuştu.

 

 

 
Sayfa 20 - 23

Ptt ile kapıda ödemeTarım ve Hayvancılık KitaplarıARISAN ARI PETEK İSTANBUL BAYİİwww.aricilikkitabi.comGüner KAYRAL Blog