Arıcılık ile ilgili her türlü soru ve siparişleriniz için günün 24 saati telefomuzu arayabilirsiniz.
Telefon: 0212 466 54 55
GSM: 0536 682 54 15
info@aricilik.info


Milas'ın Selimiye beldesine bağlı Çukur köyünde 1500 arı kovanın telef edilmesinin ardından zor durumda kalan arıcılara, Türk arıcılık sektörünün kurucularından Temel Petek’ten acil petek ve arı yemi desteği geldi.
Muğla’nın Milas ilçesinde 1500 kovan ve arının, tarım ilacıyla zehirlenerek telef olması tek geçim kaynağı arıcılık olan köy halkını zor durumda bıraktı. Arıcının dostu Temel Petek, arıcılıkla uğraşan bölge halkının zararlarını telafi etmelerine yardımcı olmak amacıyla dün bölgeye giderek petek ve arı yemi desteği verdi. Olaydan duydukları üzüntüyü paylaştıklarını belirten Temel Petek yetkilileri, bu tür olayların bir daha tekrarlanmamasını temenni ederek, Temel Petek Arıcılık Evi olarak arı ve arıcılıkla uğraşan tüm paydaşlarının karşılaştıkları üzücü olaylarda kayıtsız kalmayacaklarını ve her zaman arıcının yanında olacaklarını açıkladılar.
Kanada'nın Ontario eyaletinde düzenlenen geleneksel "Arı Sakalı" yarışmasında ortaya ilginç görüntüler çıktı.
Aylmer şehrindeki bal ve arıcılık festivali kapsamında düzenlenen yarışmada arıcılar, yüzlerini arılarla kaplayarak birbiriyle yarıştı. "Arı Sakalı" isimli yarışmada katılımcılar binlerce arıdan kendilerine "sakal" yaptı.
Bir yarışmacı bu işin sırrını, "Her arı kolonisinde bir kraliçe arı vardır. O arıyı boynunuzun etrafına minik bir kafes içinde bağlarsanız, diğer arılar yüzünüzün çevresinde toplanır" diye anlattı.
Yüzlerinin kaplanmasını istemedikleri yerlerine vazelin süren yarışmacılar, arılara diledikleri şekli yaptırdı.
Yarışmada ilginç görüntüler ortaya çıkarken, yüzünün tamamını arılarla kaplayan Tibor Szabo ise kız arkadaşı tarafından öpücükle ödüllendirildi.
Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Recep Sıralı, son yıllarda yapılan denetimlerde Türkiye'de sahte bal oranının yüzde 30'lara ulaştığının ortaya çıktığını belirterek, tüketicilerin bala karşı temkinli yaklaşır hale geldiğini söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Recep Sıralı, Ekoloji Magazin Dergisi'ndeki makalesinde, Türkiye'nin 30 milyar dolarlık tarımsal üretim içinde balın payının 300 milyon dolar olduğunu, 500 işletmenin faaliyet gösterdiği bu sektörde, hiç bal içermemesine rağmen bal diye pazarlanan şurupların satışını her şey dahil sisteminde faaliyet gösteren turistik işletmeler ve ucuzluk marketlerinin körüklediğini belirtti. Glikoz ve fruktoz gibi şeker türevlerine aromatik maddeler eklenerek üretilen bu şuruplarda arıların hiçbir
fonksiyonu bulunmadığını ancak balın 3'te 1'i fiyatına satılmasının bu şurupları cazip hale getirdiğini kaydeden Sıralı, "Bal Tebliği'ne göre, piyasaya sürülen ballara herhangi bir maddenin katılmaması gerekiyor. Oysa arıların hiçbir fonksiyonunun olmadığı şuruplar üretilerek, piyasada bal adı altında satılmakta ve bu durum geçimini bu meslek dalından sağlayan arıcıların itibarını zedelemektedir. Aşırı rekabetin yaşandığı arıcılık ve bal sektöründe, firmalar bir yandan birbirleriyle rekabet ederken, diğer yandan da haksız rekabetle mücadele etmek zorunda kalmaktadırlar" dedi.
Sahte ballarda antibakteriyel özelliğin bulunmadığını, su oranının yüzde 22'den ve sakaroz oranının ise yüzde 5'ten fazla olup beslenme bakımından da birçok özelliği ve değerlerinin çok düşük olduğunu kaydeden Sıralı, "Sahte ballara karşı çok ciddi mücadelelerin verilmesi gerekmektedir. Piyasaya kaçak bal süren ve sahte bal üretimi yapanların belirlenmesi amacıyla Tarım Bakanlığı, Türkiye Arıcılar Birliği, ilgili diğer dernekler ve yerel yönetimler ortak hareket etmelidir. Tarım Bakanlığının, bal üretenlerin depolarında ve satış noktalarında denetimler artırılmalı, dağıtım ve pazarlamaya yönelik ürün kontrolleri yaygınlaştırılmalı, bal analiz yöntemleri geliştirilmeli, analizde kullanılan donanımlar geliştirilmeli ve nitelikli eleman sayısı artırılmalıdır. Bu amaçla, Avrupa Birliğine uyum çerçevesinde gerçekleştirilmeye çalışılan yasal düzenlemelerle birlikte sağlıklı bir şekilde yürüyen denetim ve kontrol mekanizmalarının da devreye sokulması gerekir" diye konuştu.
Aydın, Türkiye arı varlığının yarıya yakınını barındıran Ege Bölgesi’nin en büyük bal üreticileri arasında yer alıyor.
DİE kayıtlarına göre Karadeniz Bölgesi’nden sonra birim alanda en fazla koloninin bulunduğu Ege Bölgesi’nde önemli bir konumda bulunan Aydın, Türkiye’nin en büyük 4. bal üreticisi konumuna geldi.
Koloni varlığı, bal üretimi ve koloni başına bal verimliliğiyle sıralamadaki yerini alan Aydın, taşıdığı potansiyelle gelecekte dünyanın en büyük bal üreticileri arasına girmeye aday illerden birisi haline geldi. Üretim deseni ve sürdürülen arıcılık biçimleri konusunda çalışmalar yapılan Aydın’da, bilgi ve beceriye dayalı arı ürünleri üretip, tüketicilere güvenilir ürünler sunulması halinde dünyanın en büyük arı üreticileri arasındaki yerini kısa sürede alabileceği iddia ediliyor.
Ege Bölgesi, Karadeniz Bölgesi’nden sonra birim alanda en fazla koloninin bulunduğu bölge konumuna geldi. Türkiye’de arıcılığın yoğun olarak gezgin arıcılık şeklinde seyretmesi nedeniyle bölgelere ilişkin verilen sayılar sağlıklı olmasa da, Ege Bölgesi iklim ve bitki örtüsü avantajı nedeniyle yılın büyük kısmında arıcılar için çekim merkezi oluşturuyor.
Temmuz ayından başlayarak bir sonraki yılın mayıs ayına dek başta Karadeniz olmak üzere diğer bölgelerden gelen arıcıların akınına uğrayan Ege Bölgesi’nde Eylül, Ekim ve Kasım aylarında koloni sayısının 2 milyonu aştığı tahmin ediliyor. Böylece Ege bölgesi kış mevsiminde Türkiye bal arısı varlığının yarısına yakınını barındırıyor
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Birlik ağının 79 ile yaygınlaştırıldığını belirterek, 42 bin üyelerinin bulunduğunu bildirdi.
Bitlis’te düzenlenen “Arıcılık Konferansı”nda konuşan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Yılmaz, birlik ağının Türkiye’nin tamamını kapsadığını söyledi. Türkiye genelinde 42 bin üyelerinin olduğunu ve artık arıcıların tek bir birlik altında bulunduklarını kaydeden Yılmaz, “Bunu iyi bilmek lazım. Bu konuda üyelerimizin, kendi sorunlarını dile getirmede çok istekli olmadıklarını görüyoruz. Bu toplantıları yapmak suretiyle, artık bütün üyelerimiz de arıcılığı savunacaklar. Bu çalışmaları yaparken ilgili bakanlıklarla, üniversitelerimizle, özel sektörle iş birliği yapacağız. Kendi başımıza bu işi yapmayacağız” dedi.
HACETTEPE PROTOKOLÜ
TÜRKİYE Arıcılar Birliği’nin, Çevre ve Orman Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesiyle bir protokol hazırladığını kaydeden Yılmaz, bu protokolle bal ormanları ve bal üretim alanlarının korunmasının amaçlandığını söyledi. Yılmaz, “Bu gelişmeyle karaçam, kızılçam, kara çalı, keçi boynuzu, kekik de dahil arının yararlandığı alanların koruma altına alınması için çalışmamız var. Bu protokol hazırlandı ve tamamlandı. Bunu yakında birliklerimize göndereceğiz” dedi. Arıcıların yararlanacağı kredilere de değinen Yılmaz, bu çerçevede Ziraat Bankasıyla kredi çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Daha Fazla İçerik...