Avrupa Yavru Çürüklüğü
Etmeni Melissococcus pluton'dur. Ancak bu hastalık oluştuğunda genelde ortamda Bacterium, eurydice, Bacillus alvei ve Bacillus laterasporus bakterileride bulunabilir. Özellikle bunlardan Bacillus alvei'nin ortamda bulunması ölen yavrularda çürümeğe ve uzamaya sebep olduğundan Amerikan Y.Ç. ile bu hastalığın karıştırılmasına neden olabilir.
BULAŞMA
Bulaşma genellikle arıcılarımızın daha önce infekte kovanda kullandıkları ve sterilize olmayan alet ve ekipmanı kullanmaları, hastalıklı ve zayıf kolonileri sağlam kolonilerle birleştirmeleri, kaynağı belli olmayan balla arıların beslenmesi gibi sebeplerle hastalık bulaştırılır. Ayrıca hastalık sebebiyle zayıflamış olan kovanın diğer arılar tarafından yağmalanması sırasında hastalığın sporları sağlam kovanlara taşınır.
HAYAT EVRESİ
Larvalar bakteriyi besleyici arıların getirdikleri besinlerle sindirim sistemine alırlar. Mide ve bağırsakta gelişmeye başlar. Larva, pupa dönemine girdikten sonra etmen bağırsaktan dışkı ile petek gözün içine atılır. Petek gözün içindeki bu atıkları işçi arılar temizlik esnasında alır ve dışarı atarlar. Ancak bu sırada diğer larvalarada bakteriyi bulaştırırlar.
Patojen bakteri yavrunun gıdasını ve bağırsak içeriğini hızla tükettiği için larvanın pupa dönemine çok zayıf girmesine veya pupa döneminde ölmesine neden olur. Ölümler diğer fırsatçı patojenlerinde olaya karışması ile hızlanır.
BELİRTİLERİ
o Petek üzerinde yavrulu alan düzgün olmayıp açık ve kapalı gözler birbirine karışmıştır.
o Ölümler genellikle açık gözlerde larva döneminde görülür(%90), eğer ölüm gözler kapandıktan sonra yani pupa döneminde olmuşsa göz kapağı delinir ve rengi açılır.
Larvanın rengi önce sarıya, sonra kahverengi ve siyaha dönüşür.
o Ölü larvalar sulu ve yumuşaktır.
o Hastalıklı kolonide gelişme hızı düşer, ergin arı sayısı ile yavru miktarında büyük azalma görülür. Arıların polen ve nektar toplama aktivitesi azalır.
o Kapalı petek göz üzerindeki sır tabakasının rengi matlaşarak içeriye doğru çöker.
o Ölü larvanın kıvamı önceleri sulu ve yumuşak, sonra sertleşerek hamur kıvamı alır.
o Ölü larvalar tabanın dibine yapışmaz
o Kovandan kokuşmuş et kokusu gelir.
o Her üç bireyin larvası da bu hastalığa yakalanır.
o Hastalıklı larvalar genellikle bakıcı arılar tarafından dışarı atıldığı için güçlü kolonilerde uzun süre fark edilmeyebilir. Ancak ölümler çok fazla olursa ve kovan güçlü değilse larvalar atılamaz ve petek gözü içerisinde çürümeye başlarlar.
o Ölü larvalar petek gözü tabanında C şeklinde kıvrılmış durumdadırlar. Gözün tabanına yapışmazlar ve petek göze bir kibrit çöpü sokulduğunda gözden rahatlıkla çıkarılabilirler.
o Göze bir çöp sokularak karıştırıldığında 2-4 cm kadar bir uzama gözükür.
AMERİKAN Y.Ç. İLE AVRUPA Y.Ç. ARASINDAKİ ÖNEMLİ FARKLAR
Bu iki hastalığın belirtileri arasında 3 belirti çok önemlidir. Bunlar;
1- Ölmüş larvaların gözün tabanında C harfi şeklinde görülmesi. Amerikan Y.Ç.'nde ölümler larva pupa döneminde kapalı gözlerde oluşur. Bundan dolayı C şeklinde ölmüş yavru gözükmez.
2- Ölen yavruların gözün tabanına yapışmaması. Amerikan Y.Ç.'nde çürüme oluştuğundan dolayı gözün tabanına yapışma olur.
3- Ölü yavru bulunan göze çöp sokulduğunda yavrudaki çürüme miktarı A.Y.Ç'ne göre daha az olduğundan uzama miktarıda azdır (2-4 cm kadar uzar)
Ancak teşhis koyabilmek için tüm belirtilerin birlikte ele alınması gerekmektedir.
KORUNMA
Bu hastalıkla mücadelede KOherhangi bir preperat bulunmadığından korunmaya önem verilmelidir.
o Hastalığın bulaşması ve yayılma şekli Amerikan Y.Ç'ne çok benzediğinden koruma ve kontrol yöntemleri genel olarak aynıdır.
o Hastalıklı koloniler başka bir yere taşınmamalı ve diğer kolonilerle birleştirilmemeli
o Koloniler şurup ve keklerle güçlendirilmeli
o Kullanılan alet ve ekipmanlar temiz olmalı
o Kullanılan temel petek ,polen vb. temiz olmalı
o Diğer hastalık ve parazitlerle özellikle varroa ile mücadele edilmelidir.
o Yağmacılık ve şaşırma önlenmelidir.
o Beslemede bulaşık bal, polen, şurup veya kek kullanmamalıdır.
o Ana arı değiştirilmeli ve genç ana arılarla çalışılmalıdır.






















